Orta Seviye Pilot Sendromu

İstatiklikler ve sıramaya oynamayın ve unutmayınki en iyi pilot her gün evine dönebilen pilottur.

Orta Seviye Pilot Sendromu

Orta Seviye Pilot Sendromu

Kuzey yarım küre için kış mevsimi, termik uçuşun olmadığı bu günlerde havacılık anlamında yapılacak en etkili yöntem mümkün olduğunca bol kaynak okumak ve teorik bilgiyi arttırmak.  Ben de XApls ve PWC pilotunu Gavin McClurg’ün Ekim 2019 XCMag sayısında kaleme aldığı bir yazısından esinlenerek bu yazıyı yazıyorum. Sezonunda birçok kaza oldu ve aramızdan sevdiğimiz arkadaşlarımız maalesef vefat etti. Farklı pilotaj seviyelerde olan bu kazaların çoğu basit hatalardan kaynaklanıyor. Alçak irtifada kanadı spine sokmak, yamaçlara çok yakın ve türbülanslı bölgelerde termik dönmek veya bacak  kolonunu bağlamayı unutmak gibi… Unutmayalım ki o an gerçekleştireceğimiz uçuş hayatımızda gerçekleştireceğimiz en önemli uçuştur. Bu yüzden uçuş kontrolü ve güvenliği ile alakalı tüm önemleri almalı ve havacılığa uygun bir kafa yapısı ile uçuşa hazırlanmalıyız. 

Gerçekleşen bu kazalar genelde  200 saat ile 1500 saat arası uçuş tecrübesi bulunan yetenekli pilotlar arasında oldukça görülüyor. Çok fazla risk alarak ve çok fazla zorlayarak daha uzağa uçabileceklerini düşünüyorlar. İngilizce de “intermediate syndrome” olarak tanımlanan bu psikolojiyi Türkçe’ye “orta seviye pilot sendorumu” olarak çevirmek sanırım yanlış olmaz. Yazıyı biraz kişiselleştirecek olursam benim de 2019 yılındaki uçuş karakterimin bu gruba girdiğimi şimdi geriye baktığımda görebiliyorum. Belki de bazı kritik noktalarda frene basabilmiş olmam sayesinde o son noktaya gelmedim. 

Bu pilotlar uçuşun bi noktasında çok fazla zorlayıp, yeteneklerinin ve tecrübelerinin onları oradan çıkarmaya yetemeyeceği noktaya gelebiliyorlar. Eğer şansın yerindeyse ordan çıkabilirsin ve bundan ders çıkarabilirsin. Fakat tecrübe zamanla kazanılıyor. Dersler kazalardan veya çok zorlamakla değil zamanla ve seneler içinde alınır. 

Bu pilotlar  online yarışmalarda başarılı gözükmek için bu riskleri alıyor. Olmak istedikleri pilotları özeniyor ve onlar gibi uçmak istiyorlar. Tecrübeli Amerikalı bir pilotu Jeff Shapiro’nun  belirttiği gibi; “Olmak istediğin seviyedeki pilot gibi değil; kendi olduğun seviyedeki bir pilot gibi uç”. Günün sonun önemli olan eve ve sevdiklerimize dönebilmek olduğunu sakın unutmayalım. 

Hızlı ve uzağa uçmanın birden fazla yöntemi olabilir. Türbülanslı alanlarda ve tepeye yakın uçmak her zaman en hızlı hat olmayabilir. Aynı gün içinde sizinle aynı mesafeyi uçmuş pilotlar sizden daha güvenli ve hızlı hatlar bulmuş olabilirler.  Uçuş planlaması yaparken mutlaka 2 veya 3 adım önünü düşünmeli ve başımıza gelecek potansiyel bir tehlike durumunda ordan nasıl çıkabileceğimizi önceden belirlemeliyiz. 

Paraşüt camiası olarak duygularımızla değil gerçeklikler üzerinden karar vermeliyiz. Ben bugün 200 km uçmak istiyorum duygularımız ile kurulmuş bir cümledir. Hava şartlarını göre, termiğin kalitesine göre, bulut yapısına göre ben bugün 200 km uçabilirim gerçekler üzerinden verilmiş bir karardır. 

Tecrübeli bir pilot olmak zaman alır. 100 saati 5 ayda da 5 senede de uçabilirsin. Fakat 5 senenin kazandıracağı tecrübeyi 5 aya sığdıramazsın. 

Online sitelerde veya yarışmalarda iyi uçan ve zirvedeki pilotların hepsinin binlerde saatlik uçuş tecrübeleri ve 10 seneye yakın geçmişleri bulunuyor. İstatikliklere ve sıramaya oynamayın ve unutmayın ki  en iyi pilot her gün evine dönebilen pilottur.

Bu gönderiyi paylaş

Comments (11)

  • Mehmet ATAMER cevap

    Kayıplarımızın en önemli sebebi bu. Eline sağlık kardeşim.

    Şubat 5, 2020 , 10:00 pm
    • admin cevap

      Teşekkürler yorumun için Mehmet Abi.

      Şubat 7, 2020 , 12:21 pm
  • Funda cevap

    Havacılık kanunları kan ile yazılmıştır diye boşa
    demiyorlar. “Sonuçta en iyi pilot yaşayan pilottur”

    Bunu diğer tüm ekstrem sporlar içinde söyleyebiliriz tâbi. Çok hızlı koşunca düşmende an meselesi olabiliyor. Önemli olan çok uçmak değil, nitelikli uçmak. Ve her zaman limitlerini bilmek, doğa ile inatlaşmamak. Gereğinden fazla risk almamak, ben oldum demek ben öldüm demektedir.

    Yeri geldiğinde ertelemeyi bilmek demek, uçmayı beklediğimiz o dağ hep orda duruyor. Bir uçuş için binlerce uçuşu kaçırmaya değmez ( aylarca bekleyenler olabiliyor mesala 😉 ) Bunların hepsi zamanla oluyor elbette, ve tecrübe bunların toplamı oluyor.

    Umarım 2020 güzel bir uçuş yılı olur.

    Şubat 5, 2020 , 10:20 pm
    • admin cevap

      Teşekkürler Funda

      Şubat 7, 2020 , 12:21 pm
  • Aytekin cevap

    Güzel olmuş Emre. Eline sağlık

    Şubat 6, 2020 , 1:41 am
    • admin cevap

      Teşekkürler Aytekin Abi

      Şubat 7, 2020 , 12:22 pm
  • Funda cevap

    Havacılık kanunları kan ile yazılmıştır diye boşa
    demiyorlar. “Sonuçta en iyi pilot yaşayan pilottur”
    Bunu diğer tüm ekstrem sporlar içinde söyleyebiliriz tâbi. Çok hızlı koşunca düşmende an meselesi olabiliyor. Önemli olan çok uçmak değil, nitelikli uçmak. Ve her zaman limitlerini bilmek, doğa ile inatlaşmamak. Gereğinden fazla risk almamak, ben oldum demek ben öldüm demektedir.
    Yeri geldiğinde ertelemeyi bilmek demek, uçmayı beklediğimiz o dağ hep orda duruyor. Bir uçuş için binlerce uçuşu kaçırmaya değmez ( aylarca bekleyenler olabiliyor mesala 😉 ) Bunların hepsi zamanla oluyor elbette, ve tecrübe bunların toplamı oluyor.
    Umarım 2020 güzel bir uçuş yılı olur.

    Şubat 6, 2020 , 7:03 am
  • Kürşat AKYÜZ cevap

    Durumu çok iyi özetlemişsin.Tebrikler dostum.

    Şubat 6, 2020 , 1:06 pm
    • admin cevap

      Teşekkürler Kürşat

      Şubat 7, 2020 , 12:22 pm
  • Ali cevap

    Tesekkurler Agziniza saglik, saglikli bir dusunce.

    Şubat 24, 2020 , 3:42 pm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir